Uyuşturucu Madde Kullanma ve Ticaret Suçları!

Uyuşturucu maddeler ile ilgili suçlar çeşitli olmakla birlikte bu yazımızda kapsamı en geniş olan uyuşturucu madde kullanma & bulundurma ve uyuşturucu ticareti suçlarına değinmekteyiz. Bu suçların oluşumu ve cezası ile ilgili düzenlemeler Türk Ceza Kanunu’nda yer almaktadır.


Uyuşturucu Madde Kullanma & Bulundurma Suçu

Türk Ceza Kanunu Madde 191/1’de açıklandığı üzere: “Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alan, kabul eden veya bulunduran ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. denmektedir. Bu hüküm genel olarak uyuşturucu maddeyi sadece “kullanma” veya “bulundurma” olgusuna dayandırmaktadır. Uygulamada özellikle kullanım sınırlarını aşmayan miktarda uyuşturucu ile yakalanan kişiler bu suçtan soruşturma geçirmektedirler.

Kanuna bakıldığında uyuşturucuyu kullanma & bulundurmanın; uyuşturucu ticaretine nazaran çok daha hafif bir cezası vardır.

Günümüzde yargı yükünün ciddi bir kısmını iştigal eden uyuşturucu suçları arasında “uyuşturucu maddeyi kullanma ve bulundurma” suçuna oldukça sık rastlanılmaktadır.


Uyuşturucu Madde Ticareti Suçu

Türk Ceza Kanunu Madde 188/3 ‘te: “Uyuşturucu veya uyarıcı maddeleri ruhsatsız veya ruhsata aykırı olarak ülke içinde satan, satışa arz eden, başkalarına veren, sevk eden, nakleden, depolayan, satın alan, kabul eden, bulunduran kişi, on yıldan az olmamak üzere hapis ve bin günden yirmi bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.” denmektedir.


Uyuşturucu madde ticareti suçu, özellikle kişinin kullanım amacını aşarak ticaret gayesi ile hareket etmesi sebebi ile kişiye uygulanacak cezayı ifade etmektedir. Uyuşturucu ticareti suçu, uyuşturucu kullanma suçundan çok daha ağır cezaları ihtiva etmektedir. Kişisel kullanım sınırını aşacak kadar uyuşturucu ile yakalanmış olanların bu suç sebebi ile soruşturma geçirmesi pek muhtemel olacaktır.


Uyuşturucu Ticareti ve Uyuşturucu Kullanma Suçu Arası Farklar

Uygulamada; uyuşturucu ile yakalanan kişilerin uyuşturucu ticareti suçundan mı yoksa uyuşturucu kullanma suçundan mı soruşturma geçireceği tartışma konusu olabilmektedir. Ancak Yargıtay’ın bu konuda belirlemiş olduğu önemli kriterler mevcuttur. Bu noktada özellikle belirlenmesi gereken hususlar şunlardır:

  1. Kişinin uyuşturucu ticareti esnasında yakalanıp yakalanmadığı (öncelikle değerlendirilen konu budur)
  2. Uyuşturucunun hemen bulunabilecek bir yerde olup olmadığı (gizlenecek bir yerde ise bu gizleme olgusu ticarete yönelik bir durum olarak yorumlanmaktadır)
  3. Uyuşturucunun hangi durum ve şartlarda ele geçirildiği (Satışa hazır küçük paketler halinde ele geçirilmesi halinde bu durum ticarete yönelik olarak yorumlanmaktadır)
  4. Uyuşturucu ticaretine yarayacak şekilde ambalajların ortamda bulunup bulunmadığı
  5. Ortamda bulunan uyuşturucunun çeşitliliği (çok çeşitli uyuşturucu olması durumunda bu durum ticarete yönelik yorumlanır)
  6. Ortamda hassas terazi bulunup bulunmadığı (hassas terazinin ölçüm yapması sebebi ile bu durumun ticarete yönelik olarak yorumlandığı görülmektedir)
  7. Bulunan uyuşturucu maddenin miktarı (çok yüklü miktarda olan uyuşturucu, kullanım sınırını aşacağından ticarete yönelik olarak yorumlanır)

Her ne kadar Yargıtayca ortaya konulmuş bu kriterler önemli olsa da somut olayın kendine has özellik arz eden durumları da mevcut ise bunların da Mahkemece dikkatle değerlendirilmesi gerekir.


Hassas Terazi

Özellikle uygulamada bazı Mahkemelerce; “hassas terazi” nin mevcudiyetinin tek başına uyuşturucu ticaretini kanıtlamış olduğu kanaati hasıl olsa da bu durum son derece yanlış yargılamalara ve ciddi hak kayıplarına neden olabilmektedir. Hassas terazinin kullanımı her zaman tek başına ticarete yönelik bir durumu ispat etmez. Nitekim uyuşturucu maddeyi kullanmak amacıyla bulundurma suçunu işleyen kişiler de çoğu zaman aldıkları uyuşturucu maddelerin pahalı olması, fazla içimde sağlıklarında sorunlar yaratabileceği hatta ölümleriyle bile neticeleneceği sebebiyle yanında hassas terazi taşımakta, aldığı yasak maddelerin miktarını ölçmektedirler.


SONUÇ

Günümüzde gittikçe artan uyuşturucu suçları açısından önemle vurgulamak gerekir ki; bir kişinin uyuşturucu maddeyi sadece kullandığı mı ya da bunun ticaretini mi yaptığına ilişkin değerlendirmenin titizlikle yapılması gerekir. Burada Yargıtay’ın belirlemiş olduğu kriterler her ne kadar önemli olsa da kişinin fiziki, ruhani özellikleri, uyuşturucunun cinsi ve ağırlığı, yakalama yapılan ortamın ve somut durumun özellikleri de göz önünde bulundurularak kapsamlı bir değerlendirme yapılmalıdır. Ayrıca bu suçlarda, dosya takibinin kesinlikle bir avukat aracılığıyla yapılması hayati önem arz etmektedir